24 Ocak 2009 Cumartesi

ZEUGMA MOZAİKLERİ'NDEN NOHUTLU YUVARLAMAYA

Gaziantep'e kök salmaya başlayınca keşif kaçınılmaz oldu. Geçtiğimiz gün çok merak ettiğim Arkeoloji Müzesi ve Zeugma Mozaiklerini görme fırsatı buldum. Tarihe merakım birazda genetik sanırım. Ben bu tür yazıları gözlerim kanlanıncaya kadar zevkle okurum ama sizi bilemem:))
Fırat kenarındaki antik kenti görmeye bahar aylarında gitmeyi planlıyorum.

Gaziantep Zeugma Genel
Müzede, Paleolitik Dönem'den Osmanlı Dönemi'ne kadar uzanan çok sayıda eser sergileniyor. Benim daha çok ilgimi çeken Zeugma'da ortaya çıkarılan mozaikler, heykeller ve çeşitli küçük buluntulardı. Diğer çanak, çömlek, yaşam ve savaş aletlerine şöyle bir baktımda, hani pek bi değişiklikte olmamış:) AROG aklıma geldi. Neredeyse tunç çağından, demir çağından tutun günümüze kadar gelen balta, iğne, bıçak, çömlek, heykel gibi şeyler aynı neredeyse. Çömleği hala kullanıyoruz güveçte, o dönem kadınlarının süs eşya merakı da aynı, bişey değişmemiş. O dönemde de boncuk modası varmış meğer. Ele geçen çakmak taşı aletler, Fırat Vadisi’nde insanların buzul çağlarından itibaren yaşadığını yani günümüzden en az 700-600 bin yıl önce Fırat kıyılarında yerleşilmiş olduğunu bilgisi mevcut.
Benim dehşetle izlediğim yine de mozaikler oldu. Roma döneminden kalan görkemli mozaik puzzlelar göz kamaştırıyor. Fırat nehri kenarında 20 bin dönümlük arazi üzerinde yer alan Zeugma kentinden taşınan bu mozaiklerin resmini çekmek yasak olduğundan kullandığım resimler alıntıdır.
Zeugma, MÖ 300 civarında Büyük İskender'in generallerinden biri tarafından kurulmuş. Henüz son yıllarda keşfedililen antik kentin renkleri solmamış mozaiklerinin hala yeni yapılmış gibi pırıl pırıl parlaması çok ilginç. Madem bu bölgede sürekli yaşam mevcutmuş, tevekkeli sabırla mozaik plaklar yapan Romalılar ve aynı sabırla saatlerce minicik yuvarlama yemeği yapan Antepliler arasında bu açıdan benzerliğe şaşırmamalı :)
7
İlk adı Belkıs olan kentin adı köprü ve geçit anlamına gelen Zeugma olarak değiştirilmiş. Çeşitli dönemlerde Roma, Sasani ve Abbasi yerleşimlerine zemin olan Zeugma, Antakya'dan Çine kadar uzanan ipek yolunun geçmesiyle bir ticaret merkezi olmuş. Özellikle Roma döneminde bir gümrük olduğu ve büyük bir ticaret potansiyelinin olduğuna en bariz delil; yapılan kazılarda 65.000 adet mühür baskı bulunmuş olması. Bürokrasiye bakın hele:)
4
Böyle zengin ve önemli bir kültür mirasına gereken önem malesef çok geç verilmiş. Uzun yıllar kaçak kazı ve tarihi eser kaçakçılığına maruz kalmış bölge. Kimi mozaiklerde sökülüp çalınmış olduğundan boşluklar var.
İlk kazılarda bir Roma villası ortaya çıkarılmış. Daha sonraları iki villanın teras mozaikleri çıkarılarak Gaziantep Müzesine taşınmış. Zengin her dönemde keyfine düşkünmüş anlaşılan:)) Zeugma kentinin ileri gelenleri, zenginleri, yüksek rütbeli subayları gibi elit tabakanın oturduğu anlaşılan villalar bölgesi tamamen Fırat manzarasına hakim ve güney rüzgarlarına açık yerleşkede bulunmuş.
Birecik Baraj gölünde su tutulma işleminin tamamlanmasıyla birlikte Zeugmanın yaklaşık 1/5lik bölümü malesef sular altında kalacak.

Meraklısına kronoloji;
  • M.Ö. 1. yy. Kentin Selevkaya Euphrates adı korunarak Kommagene Krallığı'’ın 4 büyük kentinden biri olur.
  • M.S. 1. yy. M.S. 1. yy.’ın ilk çeyreğinde Roma İmparatorluğu’nun topraklarına katılır ve ismi de “köprü “, “geçit” anlamına gelen “Zeugma” olarak değiştirilir.
  • M.S. 252 Sasani Kralı I. Şapur Belkıs/Zeugma’yı ele geçirerek yakıp yıkar
  • M.S. 4. yy. Belkıs/Zeugma geç Roma hakimiyetine girer.
  • M.S. 5-6. yy. Belkıs/Zeugma Erken Roma hakimiyetine girer.
  • M.S. 7. yy. İslam Akınları sonucu Belkıs/Zeugma terk edilir.
  • M.S. 10-12. yy. Küçük bir İslami yerleşimi oluşur.
  • M.S. 16. yy. Bugünkü adıyla Belkıs Köyü kurulur.

8 yorum:

Sagır Kedi dedi ki...

Gezmiş kadar oldum bende:))Eskiden ülkemizde böyle fanstastik misali milletin yaşadığını düşünmek beni her zaman heyecanlandırmıştır.Defalarca Efes'e gittiğim halde mermerlere ve tarihi kalıntılara dokununca bir zamanlar buralarda nelerin yaşadığını kimlerin oturduğunu düşünmek ayrı bir keyif..Yalnız tek bir üzüntüm var bu antik çağlardan kalma kalıntıları çalıp yurtdışına götüren ya da evlerinde saklayan sosyetiklere bozuğum.

meleginmarifetleri dedi ki...

Vallahi harika yerlermiş gezmiş görmüş oldum:) mozaikler süper nasıl bir sabır işi yuvalama konusunda haklısın demekki o yörenin insanı hep oyalayıcı işlere meraklıymış demek...
Sevgiler

Haydins dedi ki...

Benim teyzemde Antepte yasiyor ben de zeugmayi cok gormek istedim ama firsat olmadi evlendigimden beri teyzemi gormedem desem inan yani :)

Bu arada kabul edersen bir mime davet ettim seni :)

MoonSun dedi ki...

Aymencim, fotograflara ben de dehsetle bakakldim, muhtesem hepsi gercekten... Oralari gormeyi de cok isterdm, kim bilir belki bir gun seni ziyaret edrim ve birlikte egideriz :)) Kucak dolusu sevgiler gonderiyorum :))

Aymen dedi ki...

sağır kedi, aynı şekilde düşünüyorum hatta yerdeki mozaiklere bir ara bastık, yüzyıllar önce birilerinin de bastığını dşünerek çok heyecan verici.

melek, eskiden işsizlik enflasyon geçim derdi vs yokmuş herhalde sanata bu kadar eğildiklerine göre:)

haydins, teyzeni görmelisin bence tabi zeugmayıda. mim e için tşk.

moonsun, çok sevinirim gelirsen. iyi bir rehberimdir:)

ivriz dedi ki...

ben de bi gidemedim şu müzeye.müzeyi bırakın kaleye hatta bakırcılar çarşısına hatta hayvanat bahçesine bile gitmedim. daha geçenlerle imam çağdaş a gidip o pahalı baklavasından yedim ilk kez. elin turisti bile kalkmış gelmişti ben iki adım ötede yeni igidiyorum iyi mi:) bu sene antepe gelen bir arkadaşım suriye sokağı diye bir sokak bile keşfetmiş,bir buçuk yıla yakın antepte olan biri olan ben ona dedim ki "bi ara bana antepi gezdirsene" :))

kavaklıkta elinde fotoğraf makinesiyle gezen birini görürsem "bu kesin aymendir" der yamacınızda biterim haberiniz olsun:))

Aymen dedi ki...

ivriz, geç olmadan artık keşfetmelisin etrafı bence. olur buda ivriz deyip senide çekerim artık haberin olsun:)

Adsız dedi ki...

"Kültürün sahibi olmak!"
”Devlet kültürel alana sadece bir yatırımcı, bir kaynak aktarıcısı olarak girmeli ve sadece temel yatırımları yapmalı ve kültür politikalarını kültürel üretim alanında etkinlik gösterenlerin meydana getirdiği kurumlar saptaması gerekir.”
ilgilenenlerin Hasan Bülent Kahraman'ın Sabah arşivlerindeki Kültür Bakanlığı'nı 'kullanmak' yazısını okumalarını tavsiye ederim.
Kültür ve Turizm Bakanlığı hukuk müşaviri Av. Füsun Buyuran, Zeugma Mozaikleri’ne devletin gereken itinayı göstereceğini ve tahsis edilen uzmanlar kurulunun maksimum güvenliği sağlayacaklarını belirtmişti. Ne güzeldir ki 2000 yıl sonra açığa çıkan dünyanın en kaliteli ve paha biçilmez mozaikleri işporta malı gibi sergilenmedi.