Midyat, rivayete göre mağaralar kent anlamına geliyormuş. Orta Asya'dan göçen Eti Türkleri Dicle ve Fırat nehirleri arasında yer alan bölgeye yani Mezopotamya'nın verimli topraklarına yerleşmişler. Ve Midyat'ı büyük bir mağara şehri haline getirip hayvancılıkla uğraşmışlar. Mağaralara birbirleriyle bağlantılı yollar yapmışlar.
Ömürlerini taşları oyarak geçirmişler tahmin ediyorum. İşlemecilik ve oymacılığı önce barınak sonrada sanat haline getirdikleri hem binalar üzerine yaptıkları işlemelerden hemde gümüşleri ilmek ilmek dokumalarından anlaşılıyor.Midyat'a gidipte gümüş telkari almak olmaz. Netlik ayarının kusuruna bakmazsanız size kendime aldığım telkarimi sunmak isterim. Papatya görünümündeki bu yüzük incecik gümüş tellerle işlenmiş bir telkari örneği.
Midyat'ın sokakları Mardin'e göre daha mı geniş yoksa bana mı öyle geldi bilmiyorum.
Yol kenarında büyük bir iştahla bisküvi yiyen utangaç Midyat çocukları.
Midyat Çevre Kültür Evi komşu teyzesi. Bu sokağa güneş ışıklarının yansıması inanılmaz güzellikte.
Bir kedi sever için kedi fotosu çekmek ayrı bir zevktir. Mardin Kültür Çevre Kültür Evinin hemen karşısındaki duvarda ki bu kedicikle Tiger özlemimi giderdim :)
Yöredeki dizi çekimlerinin çoğu Midyat Konukevinde çekilmiş ve çekiliyor. Şu sıralar Sıla dizisinin çekimleri Midyat'ta yapılıyor. Boran Ağa karakterinin konağı olarakta bu ev kullanılıyor.
Konukevini gezmek ücretli, fakat çekim saatlerinde orada bulunduğumuzdan iç odaları göremeyeceğimizi söylediler. Sonra bakışlarımızın haşinliğindenmidir nedir bir anda fikir değiştirdi görevli :)
Diziyi derinlemesine izlemedim ama ucundan kıyısından gördüğüm kadarıyla dizide avlu daha geniş ve şaşalı görünüyor. Kapının sağında ki gişeye 1 YTL ödeyip yapı gezilebiliyor.
Çevre Kültür Evi Taş işlemeciliğinin bol bol kullanıldığı hoş bir tarihi yapı. Etrafındaki evler bu kadar ihtişamlı olmasa da yine de gelenekselliğini koruyorlar.
Avluda koşturan cimcime bizden biri :)
Üç katlı binanın her katında muhteşem manzaraya sahip teraslar var.
Bu oda dizide aşiret ağalarının karar olarak kullanılan odaymış. Ben Midyat'ta pek ağa tarifine:) benzer kimseye (Boran Ağa hariç:) rastlamadıysam da lüx arabaların bol miktarda olduğunu söyleyebilirim.
Burası da dizi karakterlerinin yatakodası. Eşyalar ve taş duvarlar çok egzotik. Biraz tozlu ve kirli buldum odaları, ekranda aksi görünsede.
Bu mekan Midyat'ta çekilen filmlerin kullanıldığı, İstanbul Fatih' deki şimdi restaurant olarak kullanılan Şehzade Mehmet Restaurantına çok benziyor. Odalar, yer minderleri, iç dizayn eskileri anımsatıyor.
Hasankeyf kalesi çok ilginç bir görüntüye sahip. Bir zamanlar içleri birbiriyle bağlantılı mağaralardan oluşan yerleşim yerleri olarak kullanılıp tarihin bir döneminde de kale olarak kullanılmış.
Kalenin iskan yeri olarak kullanıldığı tarih milattan önceki binlerce yıla dayandığı söyleniyor. Bu konuda kesin bir bulgu yok. Yalnız kale olarak kullanılması m.s. 363 yıllarında olmuş ve bu tarihte Bizanslılar Sasanilere karşı Hasankeyf’e bir kale yapmış ve sınırlarını koruma altına alınmış.
Hasankeyf kalesinde de dizi çekim ekibinin azizliğine uğradık. Kalenin tepesine tırmandık fakat zirve de çekim yapıldığından erişimimiz engellendi. Bizanslılar olsa bu aksilikler olmazdı tabi:)
"Beldenin hem Sit alanı olması, hem de baraj suları altında kalacak düşüncesi, ilçenin gelişimini engellediği ve yapılan araştırmada bütün tarihi zenginliğine rağmen ülkenin en geri, fakir üç ilçesinden biri " şeklindeki bölge halkının düşüncesine benim tespitim şu; terör nedeniyle bölgeye rağbet yeteri kadar gösterilememekte.
Hasankeyf ahalisi herşeye rağmen turistik çarşısını kurmuş bile. Çocuklar ise her turistik beldede olduğu gibi "arabanızı koruyayım mı" şeklindeki ticari zeka seviyesine çoktan erişmişler bile.
Ben yemek yediğim yerlerin temizliğine anormal seviyede dikkat eden biriyim. Genelde falso yakalarım. Fakat Hasankeyf'te yemek yediğimiz bu mekana hayran kaldım. Hali vakti mütevazi bu lokanta inanılmaz temizdi. Garsonların gömlekleri bile bembeyazdı. Hürmetleri hakeza. Nehir manzaralı terasta yenen yemekler lezzetliydi. Takdirle karşıladım.
Yolgeçen hanı, kalenin bir diğer odacığı. İçlerden zirveye kadar taşlar oyularak geçitler yapılmış. Yine çekim ekibi... ama galip biziz, içeriye girdik.
Kale tırmanışında rastladığımız bir cafeterya.
---------------------------------------------------------------------------------------------Bugün yolculuk güller diyarı Isparta'ya. Yeni görüntülerle görüşmek üzere....













































