Ebru, Hat, Tezhip, Minyatür, Mozaik..... eserlerinden ancak bazılarını taşıyabiliyorum buraya. Umarım sergiyi gezmiş kadar olursunuz.
EBRU
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
MOZAİK
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Bu renkli sofra El Sanatları Sergisinin açılış kokteyl masası. Aşçılık kursiyerlerinin hazırladığı bir masa. Ebru, Hat, Tezhip, Minyatür, Mozaik.... gibi bir çok eserleri içeren bir hafta sürecek olan sergi Şırahanı Alışveriş Merkezinde.
Ebruları henüz resimleyemedim masanın talan edilme endişesiyle yiyecek görüntülerine öncelik verdim:) ki iyi de etmişim geriye yalnızca kabak, tavşan ve karpuz kalmıştı.
Tavşancık tereyağından yapılmış. Son durumu nedir bilemiyorum en son gördüğümde kulağı tırtıklanmıştı.
Sergide kendi ebrularımdan oluşan bir kaç görünüm, daha detaylı görmek için gitmek şart..jpg)
Resimdeki kişi çok sevdiğim, Gaziantep'te bildiğim Ebru'ya en meraklı kişi, emektar Ebru hocam.
Pembe burun Tiger'sız post olmayacağından bir de ondan ekledim.
Ebru yu kumaşa uyarlama konusunda aceleci ve hevesli davrananlara uyup bende bir kaç örnek yaptım. Fena olmadı sanırım. Yalnız boya konusunda hala dikiş tutturabilmiş değilim. Daha cazip renkler oluşturmak için aldığım öd ve su ayarı yapılmamış boyalara alışamadım. Bütün gün bir öd, bir su, biraz boya, ayarı tam tuttu derken bir süre sonra yeniden sorun çıkarıyor yine öde sarılıyorum, dün bütün gün öd kokusundan içim dışıma çıktı:) Bu ayarı tutturmayı ne zaman öğreneceğim bilmiyorum, sabırlı olmalıyım biliyorum Ebru da birinci kural, sabır.
Geçen postta bahsettiğim acılara dayanamayıp sonunda bir lokman hekime gitmeyi başardım:) Sonuç belliydi aslında, belfıtığı. Yaptığım spor yasak şimdilik, dolayısıyla ilk işim hemen buna uygun bir spor alanı bulmak oldu, oda yüzme ve barfiks. Planlama tamam, uygulamaya geçmek için bir kaç güne ihtiyacım olacak. Hadi bana geçmiş olsun hiç kolay değil, gerçi adı çok basit, söylenişide öyle " fıtık " :))
Çarşambaları benim sanat günüm. Sabah 09:00 civarında başlayıp, saatlerin su gibi akıp geçtiğinin farkına varmadığım, kirpiklerime kadar boyaya battığım ama umursamadığım, karanlığın çöküşüyle istemeye istemeye toparlandığım sanat günüm.
En sevdiğim uyum ve giyiyimde de yoğun kullandığım renkler; turuncu, kahve, yeşil, oksit sarı.
Kelebek, kuş, börtü böcek figür çalışması..
Ah bir de lale yapmayı becerebilsem. Çok çalışmam gerek çok...jpg)
Kağıt kaydırılarak yapılan bir akardiyon ebru denmesi. Pek orantılı kaydıramadım galiba..
Bu günün en çok beğendiğim çalışması. Tam tepeden çekmediğim için çiçek yamuk çıkmış.
Mevsim sonbahar iken bizim eve kış daha erken geldi. Kuzey kutbundan bir köşe olan evde, bir aydır üzerime yapışan kürkümle yaşıyorum gece gündüz. Biraz daha böyle devam ederse üzerimden cerrahi müdahale ile alacaklar onu :) Kaloriferler henüz yanmaya başladı ve bende yeni çözüldüm:) Bloga bir şeyler yazayım dedim. Titrek Tiger resimde kaloriferin keyfini çıkarırken.
Bu iki Ebru arasındaki en bariz fark; üsttekinin hazır boya ile yapılmış olması diğerinin ise kök boyaların ezilerek elde edilmesiyle tamamen el emeğiyle yapılan boyaların kullanılması.
Bu ebru da saten kumaş parçasına uyguladığım ama memnun kalmadığım bir çalışma. .jpg)
Bu iki ebru da battal çalışma yapıldı. Üsttekini hafif taradım.
En sondaki ebru yine kök boya kullanılarak yapıldı. Gel git yöntemiyle yapılan bir alıştırma.
Tiger hn doğmadan önce kısa bir süre Ebru ile meşgul olmuştum lakin uzun soluklu olmamıştı. Ebru aşkım depreşince yeniden başlamaya karar verdim. İlk iş malzemeleri bir araya getirmek oldu. Gül dalı, at kılı, boyalar, kitre vs vs. Tiger ile bu işi yapmak hatta malzemeleri dahi muhafaza etmek kolay olmadı. Bi kere at kılını hiç mi hiç rahat bırakmadı. Gece uyanıp ondan at kılını kurtardığım anlar oldu. Neyse ki at kılı fırçaya dönüştü fakat tablo değişmedi.
Ebru sanatı çok eskilere dayanan bir uğraşı olduğundan malzemeler doğal olarak kullanıldığında daha çok verim ve keyif alınıyor. Antep'te kök boya bulmak hatta öd temin etmek zor olacağından boyalar hazır kullanılıyor. Dolayısıyla boya ezmek keyfinden ve aşamalarından da mahrum kalınıyor.
Gül dalı ve at kılı ile yaptığım ebru fırçasına ek olarak kullanılan yelpaze fırça.
Kitre de hazır alınıyor bu bakımdan suyu hazırlamak hem daha kolay hemde riski daha az. Benim kitrem buna rağmen tutmadı ve boyada kırılmalar yaşadım.
Suyu taramada ise tavuk şişlerden ve şırıngadan faydalanılıyor. Zira bız bulmayı bile denemek mantıksız.
Buda ilk denemelerim. Kitrenin tutmaması çok az çalışma yapmama neden oldu. Bunlarda damlatma yöntemiyle yaptığım ısınma çalışmaları. Biliyorum bunlar bir facia ama benimle gurur duyacağınız günlerde gelecek :)))