8 Şubat 2008 Cuma

HEBELE HÜBELE


Bu günlerde kafamı, gözümü çevirdiğim her yerde bangır bangır, yüksek derecede hararetle tartışılan uzun süredir gündemde olan malum konu türban tartışılıyor.
Bu konudan blogumda bahsetmeye hiç niyetim yokken az önce kararımı verdim ve ahada bende yazıyorum:))

Sabah tv yi açıyorum.. olur olmaz bir kaç insan oturmuş hop o dala, hoooop bu dala atlaya zıplaya türban konusunu tartışıyorlar. Hatta bir zamanlar magazin programları sunan pek bilmiş ve bilgiç magazinciler bile, bir yetkili bir yetkisiz ağız davet etmişler ortayada beşamel soslu Zekeriya Beyaz almışlar hebele hübele haydada huyda, konu türban, altından girelim üstünden çıkalım, bardağa su koyulur, ya suya bardak koyulurmu cinsinden olaya mantıksız bakış açılarıyla dolu reyting reyting....

Öğlen nete giriyorum, ipini koparanlar insanın bu kadarda olmaz dediği, inanılmaz iddia ve hakaretlerle konuya dahil olmuşlar. Belki hayatında başörtülü insanla oturup kalkmamış birileri hatta bir gay dahi kendince yorumlarda bulunmuş türban ve türbanlılar hakkında.

Akşam tv si haberler için kumandanın düğmesine dokunuyorum. Siyasetçiler çıkmışlar meydane, ayakta apaçık oturum yapıyorlar. Tükürükler saçarak, alt dudağı neredeyse masaya değecek gibi sinirden köpürüp bütün bedeni tir tir titreyen bir amcamız! laiklik adına düelloya çıkmış hürriyet teraneleri yayımlıyor aklı sıra. Hürriyeti başkasının hürriyetini elinden almakta kısıtlamakta biliyor hernedense.

Ülkem insanıyla sokak röportajları yapılıyor bir başka kanalda. Göz kararı seçilmiş konuşurken dünya gündeminden bihaber oldukları anlaşılan tipitip ablalar abiler hönküre hönküre kafa göz yararak bir şeyler söylüyorlar. Şişman bir teyze yanında göbekli amcayla koro halinde bağırıyor arkadan, açız aççç, gündem türbanmış, özgürlükmüş, hürriyetmiş bize neee, biz açız, emekliyiz.. Yahu siz aç olsanız ne yazar, hamur olsanız sizden bölünerek 5 adam çıkar hala açız diyorlar.

Bırakalım başörtünün dinin emrettiği boyutunu hiç tartışmayalım, başkasının özgürlüğünün kısıtlanmasıyla mutlu olan, başkasının hayatına, geleceğine mal olan engellemeleri umursamayan, fikir, dil, din, yaşam ve tercih ayrılığı olsada yanıbaşındakini sevip tahammül göstermeyen, vicdanı kör, ruhu paslanmış bir insan topluluğu var aramızda.

Öte yandan ağzını gözünü kapatıp üniveristenin kapısı önünde kameralara show yapan, sapı samanı birbirine karıştıran ve demokrasi ve cumhuriyet rejimini kafir rejimi diye nitelendirip propaganda yapıp aşırılıklarıyla savundukları ilkeye ne kadar zarar verdiğinden bile bihaber insancıklar var bir köşede.

İtidal, yani orta yol, ifrat ve tefride kapılmamak, yani aşırılıklarda uç noktalarda gezinmemek hedefimiz olmalı. Ruhu hür, vicdanı hür, demokrasi çatısı altında dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapılmadan, giydiğine, yediğine içtiğine tercihlere saygı çerçevesinde yaşamın, hem ülkeyi hem toplumu feraha ve huzura eriştireceği bilincine varılmalı tez zamanda.

Yüzde 1,5 insanın problemi denilerek küçümsenen bu mesele, değil yüzde 1,5, bir insana bile yapılan bir haksızlık olsa demokrasinin dolayısıyle insanlığın dramı değilmidir. Ne yazıkki bana dokunmayan yılan bin yaşasın, benim dünya görüşümden olmayanları ve benim yaşam tarzımı benimsemeyenleri görmezden gelip bide onları evlerine kapatalım, yoksa bunlar bize ya zarar verirse gibi yersiz düşüncelere sahip kesimlerin maksadı, üzüm yemek değil bağcıyı dövmek nevinden apaçık. Genelde ön yargılı çoğunluklada tahammülsüz ve hoşgörüsüz bir görüş çığır açarak büyüyor yazık!

Azınlık çığlık atıyor, bizim düşüncelerimiz hiçe sayılıyorrr, bunu yapamazsınızzz. Azınlığın dediği şu; çoğunluğun dediği olamaz, çoğunluğun içindeki azınlığında hakkı savunulamaz, bide ne dedikleri belli olsa. Bu düşüncede olanlara insiyatif bir saatliğine teslim edilse tez elden giyotinler kurulur ilk fırsatta alfabetik sıraya göre liste yapılır diye düşünmekten alamıyor insan kendini.

Sonuçççç; rejim tehlikesini bahane edenler! Bu devlet bu yargı bu anayasa, kurum ve kuruluşlar toplumun ferahı, huzuru denetimi için varlar. Rejimi tehlikeye sokanları ayıklamakta en tabi görevleri değilmidir. Hırsız hırsızlık esnasında kırmızı giymişse, bütün kırmızı giyenler mahkum edilebilirmi? kırmızı renk yasaklanabilir mi? hayatımızdan çıkarılabilirmi?
Yada PKK'lılar çoğunluğu kürt kökenli ise, bütün kürt vatandaşların hakları ellerinden alınabilir mi? hepsine terörist denilebilirmi? Buna göre potansiyel rejim suçlularının cezasını kimler ödemeli? Herkes mi? Yüzde 1,5 mi? Kim?

Bir gemide bulunan 100 insandan 99'u cani, bir tanesi masum olsa dahi, geminin tamamı batırılabilir mi? Bu hangi hak hangi hukuk hangi özgürlük düşüncesine dayandırılabilir?

Ne çok yazmışım ne çok soru sormuşum yahu:)))

En Dip Not: Resimdeki kişiyi tanımakta ben çok zorlandım ya siz?

23 yorum:

lavantİn dedi ki...

Aymen ne zaman deyinecek diye düşünüyorudm ki yazdın işte.:))
Yorumum uzun olacak inşallah, şimdilik vaktim yok. Dinsiz olsam da herhalde bu kör vijdanlar ve dilsiz adalet karşısın da çarşaf giyerdim!

incelikler dedi ki...

Bu konular benim de canımı çok sıkıyor gerçekten.
Açlık vs.bu konuyla niye karıştırılıyor anlamıyorum.Hepsi ayrı ayrı sorunlar.
Ayrıca da garip insanlar var.Neyi savunduğundan haberi yok.Başörtüsüyle anıtkabire çıkan insanlar mı?Neler neler.

Bu arada ilk defa birşey yaptım.Seni mimledim.

ayca dedi ki...

Aymencim çok iyi bir konuya değinmişsin, öncelikle şunu söyleyeyim,herkesin kıyafetine,düşüncesine saygılıyım. Ama türban konusu benim güzel Ülkemin en son konusu,hepimiz tarih okuyoruz, Avrupa ekomonide bizden kötüydü şimdi 500 sene bizi geride bıraktı, Japonya da hiç birşey yoktu aldı başını gitti, en yakın örnegi Çin, en fakir ülkeydi şimdi Dünya devleri ile yarışıyor. Peki benim güzel Ülkem nerde Uganda ile aynı kefede...Modern Dünya dan 500 sene geride...
Aymencim pek uzun yorum yazmam ama yanlış anlaşılmasın diye biraz uzattım.
Ben türbandan önce Ülkemin niye bir araba markası yok, niye basit, bir saat yapılamıyor, basit bir çakmak bile yapılamıyor, hepsi niye yabancı teknoloji...sağlık hizmeti yerlerde sürünüyor,eğitim hizmeti içler acısı,vs.vs.böyle uzayıp gidiyor. Ben önce bunları sorguluyorum....

Tugce dedi ki...

Bende türban kullanıyorum,kıyafetimde tesettürlü, ama, türban konusu tartışılacak bir konu olarak görmüyorum. Çünkü bir dayanagı yok, üstelikte ben yüce kuranımızı arapça olarak okuyorum,yani özüyle,anlayarak okuyorum.Böyle bir şeye rastlamadım. Ama herkese saygım var,istediğini giyer,istediğini düşünür, istediği gibi anlar,istediği gibi yaşar..
Ben bu konuda böyle düşünüyorum Aymencim...Sevgiler canım....

Melek* dedi ki...

çok güze değinilmesi gerekn konuydu diyorum ve sonucu dilersen ben söyliyim sonuç kazandık işte:) gerisi yalan değilmiki Allah bizi görüp gözetip koruyor ama onların korkularını açıkçada söyledikleri gibi ya iran gibi olurdsak ya şeriat kanunu gelirse onlar bunun için endişeli bugün ünv. yarın ilk okuluda zorlarlar diye kaç kişi ağzından kaçırdı.zevk duyuyorum türbanımı başkalarının tabiriyle başörtümü takmakla zevk alıyorum.mutlu oluyorum ...bir bez parçası olarak görselerde o beni tamamlıyan bir bütün oluyor dışarı çıkarken.sonuç bu işte kazandık ve önü kapanan herkez okumalı inş. ben çocuğum olduğu halde niyet ettim hadi hayırlısı...hakkını helal et.. uzun yazı oldu.

Desertwind dedi ki...

Aymen'cim, ben dine gonul gozuyle bakanlardanim.Ozum Allah'indir ve orada da sekil yoktur , sevgi vardir,ask vardir...

Aynen bu blogda oldugu gibi...ne sen beni gordun , ne ben seni...ama ozum bilir, ozum sever seni...

divina dedi ki...

"hatta bir gay bile" demişsiniz... bir türbanlıyla oturup konuşamaz mı gayler? ve ayrıca "hatta bir gay bile" gibi bir tanımı neden yaptınız? gayler dinle ilgili yorum yapamazlar mı? agresif algılamanızı istemem ama dikkatimi çekti açıkçası.

Aymen dedi ki...

Lavantin, değinmek istemedim aniden gelişti, haksızlık kime ve neye uygulanırsa uygulansın kabul edilemez.

İncelikler, öncelik sıralaması, kişilerin gündemine göre farklılık gösteriyor, dolayısıyle herkes kendi talebini ön sıralarda görmek isterken diğerlerinide ezip geçmemeli. Mim'i en kısa zamanda haklısın.

Tuğçe, kimse kimsenin fikrine katılmak zorunda değil, herkes aynı giyinmek durumundada değil, dediğin gibi saygı çok önemli.

Melek, birileri illede yanlış algılamak istiyosa ikna etmek çok zor. provakate etmek ise çok kolay. serbest olunca olay bitti anlamına gelmiyor malesef. işte o zaman başlıyor. provakasyonlar olacak bence birileri takacak türbanı saldırtacak birine sonra bak bunlar şöyle böyle.. niyetler farklı

Nalancığım, keşke herkes senin gibi düşünebilse. Osmanlı da evvai çeşit millet ve din aynı topraklarda kardeş kardeş yaşarken kimse kimseyi bugün ki gibi yargılamıyordu. Şekil yada tercihler benim dostlarımı seçmeme ve sevmeme engel olmadı, olamazda. Özlerimiz aynı sevgiyi paylaşıyor senle.

Divina, "hatta bir gay bile" cümlemdeki tanıma dair dikkatiniz için teşekkür etmeliyim. Bir gay in türbanlıların yaşamlarını tahlil edecek kadar ortamları hakkında bilgi sahibi olduklarını pek düşünmüyorum. Yada mekan ve yaşam tercihlerinin çok farklı olabileceği alenen açık. Konuya dair hakaretlerle dolu asılsız tespitlerini ise doğal olarak işkembeden buluyorum. İstisnalar olabilir. Sadece gay ler değil, dinin ana temaları hakkında bilgisi olmayanların haddini bilerek yorum yapmaları beklenir. Aynen benim olayın dinsel yönünü değil, özgürlük çerçevesinde düşüncelerimi belirtmem gibi. Umarım açıklamalarım agresif olmamıştır:))

E. Ali dedi ki...

Güzel yazmışsınız. Böyle tepkiler ortamdaki gerginliği giderir. Ben o sıra sinirli yazmıştım, ama öyle etkiye öyle tepki iyi oldu. Sinirli diyorum aslında gayet düzgün yazmışım. Algılama meselesi:)
Bu arada yorumunuz için teşekkür ederim.

meleginmarifetleri dedi ki...

Aymen bu konu artık insnları uzunca bir süre idare eder gibi geliyor bana ilgisi olsn olmsysn herkes burnunu sokar ve bende bişeyler söyleyeyim kusur kalmayayım der bakalım ne kadar daha devam edecek lak lak sevgilerimle bay

Fulya dedi ki...

Ben insanların özgürlüklerinden yanayım.Ama başkalarınınkini kısıtlamadan.Bir mini etekli nasıl üniversiteye girebiliyorsa,türbanlılarda içeriye öyle girebilmeli.Bence bizim insanlarımız konuyu uzatmayı sakız gibi çekiştirmeyi seviyor.

Fulya dedi ki...

Ben insanların özgürlüklerinden yanayım.Ama başkalarınınkini kısıtlamadan.Bir mini etekli nasıl üniversiteye girebiliyorsa,türbanlılarda içeriye öyle girebilmeli.Bence bizim insanlarımız konuyu uzatmayı sakız gibi çekiştirmeyi seviyor.

lavantİn dedi ki...

Aymen, İnsanın kendini rezil etmesinden allah'ın şaşırtmasından başaksı değil bu onlar için. Nasıl, nasıl. diye eşimle sorup duruyoruz birbirimize. "Nasıl Bu kadar taraflı, dar kafalı, anlayışsız, tahammülsüz, cahilane bir yaklaşımdır bu." diye. Bunun için inanmaya, gerek bile yok. Kendini karşıdakinin yerine koymak yeter. Bunlar bunu yapmaktan acizler mi?
Yıllarca örtülü kızların psikolojisini, dışlanmışlıklarını, baskıaltındaki yaşamlarını görmeyen bu zihniyet, tutup kapalılar okursa açıklar baskı altına girer gibi bir zırvalık öne sürüyorlar. Arkadaşlarımın katsayı engeli ve örtülü okuyamam konusunda ne kadar mağdur olduklarını hatırlıyorum. Bu kızların hayatları alt üst oldu. Yaşamları, hedefleri, gelecekleri karartıldı. Hiç kimse haktan hukuktan dem vurmak bir yana, tarafsız bakmayı bile beceremedi.
Aslında halk arasında sorun yok ve olmaz. Bu bir gurup azınlığın kışkırtması, hoşgörüsüz ve geri kafalılığı! Yoksa örtülü hanımlarla örtüsüz olan hanımlar içi içe ve dost. Aynı ortamlarda yaşayıp aynı duyguları paylaşıyorlar.
Sorun halka karışma cesareti bile olmayan bir gurup sorunlu beyinin icadı.
Ya inanılır gibi değil! Ben Allah'ın emrini yapıyorum diye, kalkıp yine onun kulu olan, onun rızıklandırmasıyla doyan, onun rahmetiyle yaşayan insan, bana ikimizi de yaratanın emrini yaptığım için yasak koysun.
Kamu alanı diyorlar. Baylar bayanlar, kamu alanı da Allah'ın mülkü tüm kainatın olduğu gibi.
Olmayan sorunu varmış gibi yazan , gösteren boyalı ve de süslü medyanın tuzağına düşmemek gerek. Bu olaylarda sağ duyu yerine bağırıp durdular: "Böyle yaparsanız karışıklık çıkar, şöyle yaparsanız iç savaş çıkar." diye Akıllarınca halka karışıklık çıkarın mesajı verdiler, ama halk artık yutmuyor bu dolmaları yutanlara afiyet olsun!

Açık kapalı saygı duyan ve düşünen herkesi seviyorum.

Aymen dedi ki...

Melek bu konu ne kadar süre idare eder bilinmez, yalnız emin olduğum bir şey var ki insanları bir birine düşürmeye çalışan bir kitle var.

Fulya, özgürlük sınırsız olduğunda gerçek özgürlük olmaktan çıkıp kargaşaya neden olabilir. Önemli olan kısıtlamaların dozunu insani ve vicdani vede toplumun kültürel yapısına göre bir şekilde ayarlamak. Bu giyinme şekli ortaya yeni çıkmış bir şey değilki hep vardı hepte olacak. Kabul edilsede edilmesede bu ülke müslüman bir ülke, düzenleme bu doğrultuda olması gerekirken alınmak istenen ölçütler tamamen zırva.

E.Ali, teşekkürler. Sinirlenmemeniz çok zor gerçekten. Olsun insanlar sine sine bu hale geldi ülke. Düşünce özgürlüğü bile kısıtlı, insanlar tepkilerini gösterebilmeli ama ölçülü bir şekilde tabi.

Lavantin uzun ve duyarlı yorumun için teşekkürler. Daha söylenecek çok şey var ama çok şey söylemeyede gerek yok aslında. Herşey apaçık gözönünde. Bundan 100 yıl yada 50 yıl sonra kahkahalarla gülünecek hadiseler bunlar. Kalplerini mühürleyip hem dünya hem ahiret hayatını mahvedenlere çok yazık!

serap uzun dedi ki...

Aymencigim,bos konusanlarda zaten Türkiye'nin % 20 azinligi degilmi.Ben aslinda bu tür konusma programlarini seyretmiyorum,cünkü sonuca bakiyorum.Sonucsa zaten ortada degil mi?
:)))))):))))))

öpüyorum selamlarimla.

aklimaestikce dedi ki...

merhaba,
bloğuma ne iyi ettiniz de yorum bıraktınız sizi tanıma fırsatım oldu böylece.
Yazdıklarınız çok ilgimi çekti.
yine gelicem sevgiler.
sinem

paticikler dedi ki...

canım benim...
bu konuda hiç konuşmamaya ve okula da dönmemeye kararlıyım.
Sadece, benim için bunun tartışılması bile çok abes. ve kazanılmış bir yok ortada.
üzgün ve yaralıyım.

yass dedi ki...

cok garıp degıl mı! hele tepkı gosteren unıversite ogrencılerıne sasırıyorum. unıversıtede hersey serbestken sadece yasak olan basortudur. okulda kot pantolon yasak anayasaya gore..okulda makyaj yasak..okulda sıyaset yapmak bıldırı dagıtmak yasak! okula afıs asmak yasak.. okulda ıckı yasak..okulda sakal bırakmak sac uzatmak yasak!! hangısı uygulansın dıye ınsanlar ortada! hatta bahar senlıklerınde ıckı sokulmuyor dıye yapmadıklarını bırakmıyorlar! gercı benım derdım onlar yasak degıl bu nıye yasak degıl! benım derdım saygı.. azıcık saygı.. gercı bu bızım rektorun dedıgı gıbı "ıslam hosgoru dınıdır .acsınlar baslarını nolcak allah affeder" saygısı degıl!!! ınege tapan bır ınsana..bak cok komıksın kacıncı yuzyılda yasıyoruz modern ol dıyerek ınancından vazgecıren var mı?
gelecekten korkuyoruz?? bu ıse en komıgı.. egıtım sızın elınızde.. anaokulundan berı senın elındeyız..al ogret dının gereklılıklerını bak o zaman kımse ıran olmaz.. haa gercı bıde bu var ıran dıye burun kıvıranlar ,teknolojıde ıranın kılı olamıyorya..

okullarda laboratuvarlarmız yok! bılgısaylar yok! ustelık ben baskentte okuyorum. tasrada okuyan ınsanlarla bıye kıyaslanamayız ımkan bakımından buna ragmen yok yok.. kalıtesız egıtımcıler, bılımsellıkten uzak kısıler... off off tek derdımız turban degıl mı!

haa bırde kafasındakını cıkarınca laıklık kurtulucak.. bu da super.. walla aymen ben cok sıktım kendımı yazmayım dıye.. burayı ısgal ettım bır cırpıda:P

Aymen dedi ki...

Sevgili Serap, itirazı yapan %20 azınlık daha da az olabilir bu hiçte önemli değil, önemli olan itiraz ettikleri konu başkalarına özgürlük verilmesin diye çığırtkanlık yapmaları, buda biraz komik oluyor tabi. Bunlar bizim başımızı kapatabilirler o yüzden başlarını açmak zorundalar gibi mantık ilkelerine ters acaip düşünce sahipleri diyelim biz bunlara.

Aklımaestik.e sinem, blogunuzu hatırlayamadım keşke bilgilendirseydiniz. Yine beklerim memnuniyetle.

Paticikler, hiç bişey için geç değildir. üzgün ve yaralı olmana gerek yok mükafatın farklı olarak verilecektir bir gün. Yalnız artık içimiz dışımıza çıkana kadar tartışılması gündem oluşturması çok sıkıcı.

Yasscım, bende çok direndim ama sonunda yazıverdim. Sen ve senin gibi düşünen ileri görüşlü ve gerçekten eğitimi düşünce gücüyle paralel çok arkadaşım var bu yüzden içim rahat. Baykuşlar gibi vakitli vakitsiz hatta gereksiz ses çıkaranlar kendilerini bir takım düşüncelere kafeslemiş önyargılı şahsiyetler olsa gerek. Avrupa hem kıs kıs gülüp hemde şaşkınlıkla izliyor halimizi. İran konusunda dediklerine katılıyorum, her fırsatta aşağılanan adamlar nükleer bişeyler üretiyorlar yanlış hatırlamıyorsam tv de gördüğüm, bizde nelere takılıp kalmışız, komik..

URAGAN dedi ki...

birbirimizi olduğumuz gibi kabullenebilsek keşke,...

yass dedi ki...

ben amerıkada okurken.. bahsettım basortululern gıremedıklerı..ınanmadılar bılıo musun? gulduler.. sonra daha fazla konusamadım yerın dıbıne gırdım cunku!! gercı ben nıye utanııyım bu duruma dusurenler utansın!

Adsız dedi ki...

ne kadar güzel demişsin...
100 kişi var gemide 99 cani 1 kişi temiz gemiyi yakmak mı lazım...
sen ve senin gibilerin aklı sadece kendi meseleleri olunca çalışır...
neredeydiniz mamak ta metriste diyarbakırda insanlar işkencehanlerden geçirilirken, süleymaniyede parça pinçik edilirken... dinime küfür eden müslüman olsa bari... ser versenizde demokrat olamazsınız siz.

Aymen dedi ki...

adsız keşke bi adın olsaydı,

mamakta diyarbakırda insanların işkence çekmesini destekleyen bir tavra rastlamamışken paldır küldür saldırganlık ve kompleks göstermek neden? Sadece kendi meselesine aklı çalışanlar belli oldu. Umarım kendinizi demokrat olarak görmüyosunuzdur üzülürüm yoksa!!!!