3 Eylül 2009 Perşembe

LİMON AĞACI OKU-YORUM

Şu aralar Limon Ağacı'nı okuyorum. Yazarı Sandy Tolan. Tatil dönüşleri eşekten düşmüşe döndüğümden bir süre sükunete bürünürüm. Altınoluk-Kuşadası-İstanbul güzergahıyla ilgili resimleri derlemek zaman alacak bunu ertelemek durumundayım.

Limon Ağacı, kurgulardan hoşlanmayan ve tarih sevenler için okunası bir kitap. Kitapta aktarılanlara körü körüne inanmamak kaydıyla araştırılarak dönem hakkındaki tarihi pek çok bilgiyi vermesi açısından hiç fena değil.

Tanıtım Bültenine yer verirsem kitap hakkında bilgi daha iyi anlaşılacağından aynen aktarıyorum;

1967 yılının yaz aylarında, Altı Gün Savaşı'ndan uzak olmayan bir tarihte, genç bir Filistinli adam ve iki arkadaşı İsrail'in Ramla kasabasına giderler. Onlar kuzendir ve yaklaşık yirmi yıl önce ailelerinin terk etmek zorunda kaldığı, çocukluklarının geçtiği evi görmek isterler. Bir kuzenin yüzüne kapı kapanır, diğerinin ailesinin evi okula dönüştürülmüştür fakat öbür kuzen olan Bashir, kendisini içeri davet eden Dalia tarafından karşılanır.

Bir Arap ve bir Yahudi ailesinin ilişkilerinin başlangıç noktası budur. Bashir babasının dikmiş olduğu limon ağacında bir sahipsizlik ve işgal duyguları içinde olur.1948 yılında küçük bir çocuk iken Bulgaristan'dan kaçak olarak gelmiş olan Dalia Soykırım tarafından yok edilen bir umut ışığı görür. Onlar kaçınılmaz olarak kendi yazgılarını yaşamışlardır ve bu İsrail-Filistin tarihinin bir küçükevrenini oluşturmaktadır.

İki genç insanın başlattığı diyalog bölgenin barış umudunu ortaya koymaktadır. Limon ağacı simgesel olarak bölgede huzurun mümkün olduğunu anlatmaktadır. Olağanüstü bir öykü ve kurgusal olmayan bir anlatıma sahip olarak sizi saracak.
-Sunday Times-


Dalia ve Bashir'in zorluklarla dolu arkadaşlıklarını izleyerek, okuyucular dünyanın en inatçı çatışmasının birinci elden deneyimini yaşayacaklar.
-Publishers Weekly-

Hiçbir kitap daha zorlayıcı olamaz... ve bu kitap kesinlikle bu yıl okuyacağınız en iyi kurgu-olmayan çalışma olacak.'

-Christian Science Monitor-


Yüzyılın yarısı boyunca İsrail-Filistin çatışmasının öyküsünü taşıyan tek bir ağaç varsa, o budur... Sandy Tolan bu ağacı bulmuştur ve onun aracılığıyla iki halkın acı ve tutkusunu gözler önüne sermiştir.'
-Milwavkee Journal Sentinel-

Tiger hanıma gelince; yokluğumda epeyce göbek yapmıştı. İki günde bunalıma girip kendini yemek ve uykuya vermiş, yığınla balık yemiş, hiç ortalarda arzı endam etmemiş. Beni hasretle karşıladı ve tarzı olmadığı halde sırnaşarak tam iki gün aralıksız etrafımda miyavlayıp bir daha bu kadar uzun yok olmamam için uyarıda bulundu. Şimdi mi? Eski haline döndü neyseki, dikenli pamuk şekeri modunda etrafta dolaşıyor salına salına.

7 yorum:

Boncukçu dedi ki...

:) heh aynen Minnoş cadısı da feci göbek yapmış. yazlıktaki zavallı pisilerden sonra kaplan gibi gözüktü gözüme. Tiger da pek asil poz vermiş her zamanki gibi

yass dedi ki...

hakkatten semırmıss cok sevımlı olmusss:) hosgeldın aymencım

Sagır Kedi dedi ki...

Hoşgeldinn:))Bence sen manzara fotolarını sonraya sakla da önce Tiger resimleri lütfen:))

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

ne güzel bir tesadüf, ben de dün akşam başladım ben de Limon Ağacına.

ivriz dedi ki...

hoşgelmişsiniz. tiger ı özlemiştik onu görmek güzel oldu.

size özür borçluyum geciktiğim için,o gün çok yorulmuştum eve varıp kendimi yatağa attım uyuyakalmışım,kusura bakmayınız:)

arzu-hal dedi ki...

ebedi mutluluk bağlantısını hala görüyorum. Ama bambaşka bir hale dönüşmüş. :)

Ramazan-ı şerif de bitmek üzere. Hepimize mübarek olsun.

meleginmarifetleri dedi ki...

benimki de tatil dönüşü 3-4 gün bana yapışık olarak yaşadı ama evde tek başına kalmıştı zavallım:(
pamuk şeker harika görünüyor bu arada:)
öptüm by..