Posta kutusunda zarfı görünce gülümsedim, çünki bu Tiger ile benim adıma gelen ilk karttı. İkimizinde adı zarfın üzerinde yazıyordu. To; Aymen&Tiger, From; Moonish. Tiger'a haberi ulaştırdığımda hiç affetmeden patileriyle zarfı onayladı, kartı kokladı ve Moonish,e teşşekür pozunu verdi:)) Blog alemi sanal dünyanın en samimi ve dostluk kokan sayfası olduğuna bir delilde bu değil mi. Altın kalp blogger Moonsun çok zarif davranıp dünyanın bir ucundan, Miami'den kutlama kartı göndermiş. Moonish, Tiger ve ben de 2009 yılının sana ve tüm sevdiklerine hayırlar getirmesini diliyoruz. Tiger'dan bu pozlar senin için başka yerde yok:) Teşekkürler Moonsun
Tiger bir süredir yoktu blogda. Bu onun blogu aslında, fazla ara vermemek lazım. Tiger kış uykusuna yatsa ancak bu kadar uyur herhalde. Akşam 8 gibi yatıp sabah geç kalkıyor. Uyandığı zamanlarda da mama yiyor zaten. Bir kaç yatağından biri olan kaloriferin üzeri bu aralar en çok sevdiği yer. Hem oradan ben pc başındayken gözlerini aralayıp benide görebildiğinden daha huzurlu.Tv seyrederkende karşımda olmayı tercih ediyor. Bu kare size neyi hatırlatıyor bilmem ama bana western filmlerinden önceki şu meşhur aslan kükremesi görüntüsüne benziyor, tek fark tiger bir kaplan:)
Bulduğu her alanda uyumayı tercih etmesine bir örnek. Ayakkabı kutusu. Yok canım ayaklarım 60 numara değil bu bir çizme kutusu:) Pc başındayken kucak tutkusu tutup beni rahatsız etmenin bir diğer yolunu keşfedip kucağımda uyuduğu anlar. Arada klavye sesinden rahatsız olup ellerimi ısırması bir başka zevk onun için.
Pazar günleri son zamanlarda hayatıma sinema günü olarak yerini alırken Arog 'u izlemek için 2 sinema dolaşıp 3. sünde yer bulabildik ancak. Filmi nezih bir salonda izleyip çok keyif aldım doğrusu. Türk filmlerine iyi kaynaştım ben bu ara. Sırada 26 Aralıkta vizyona girecek gururun ve asaletin cisimleştiği güzel insan Serhan'ın filmi var (Yağmurdan Sonra). Film başlarındaki reklamlarda Mahsun Kırmızıgül'ün de bi film tanıtımı vardı fena görünmüyordu. E tabi Türk sinemasına destek vermek gerek:)
Filmi izlerken aynı salonda bulunduğum insanlara da göz gezdiririm, kimler tarafından rağbet görmüş tepkiler nasıl diye (bana ne oluyosa:)), herneyse film başladığında bu kadar gülebileceğimi düşünmemiştim. İkinci bölümde ise artık gülmekten gözlerimden yaş geldiği sahneler oldu. Ben bunları yaşarken salondaki büyük bir ciddiyetle perdeye yönelen bakışlar mı abartıyordu, ben mi, şaşırdım bir hayli. Özellikle maç yapılan kısımlarda sanki gerçekten maç izler gibi somurtuk suratlarla izleyen insanları görünce inanamadım. Maç esnasındaki formalara bile bakarken çok güldüm espiriler bir yana.(resmen derya baykal da atkı şapka yapılan sakallı ipten örülmüştü:) Millet neden gülmüyordu anlamadım.
Neredeyse bir ilk; bir Türk komedi filmi ve belden aşağı vurmalar yok, küfürler başka dilde yapıldığındanmıdır nedir hiç batmıyor. Her filmde söylendiği gibi yabancı bir filmle benzer yönleri olduğu söylensede tamamen bilinçli olarak göndermeler yapılmış zaten filmdede bu çok bariz.
Bu film beni güldürdü ve ben bu filmi beğendim. Bayağı komedi filmlerinden çok farklı bir tarz benimsenmiş. Demekki Türk insanının önüne yığınla küfür ve bol miktarda cinsellik dökülmedende film tavan yapabiliyormuş, insanlar gülebiliyormuş (bizim salon hariç, bişey olmuştu onlara sanırım, yada çok ciddiye aldılar olayları :)
Filmde teknolojide süper kullanılmış, gözü tırmalayan bişey pek yok. Kostümler çok güzel, çok komik, çok güldüm. Cem Yılmaz iyi iş çıkarmış.
Filmde Esnaf Arif in hayata bakış incelikleri:) çok güzel sergilenmiş, film başka dile çevrilse tamamen özelliğini yitirecek şekilde türk insanının anlayacağı konuşma şekli ve espirilerin uyarlanışı yeterince komikti.
Bu ülke güzel işleri hakediyor. 1970 lerde insanlar ay yörüngesinde dolaşırken milletimiz rejimdi, dindi, kılık kıyafetti, siyasetti beyinler meşgul edilmiş. Bir çok medeni gelişmeler geriden izletilmiş. Bilim dünyasında yığınla gelişmeler varken hala eğitim hakkı, çalışma hakkı elinden alınan insanlar yaşıyor bu ülkede. Bu millet manen çok zulüm görmüş çok bastırılmış. Bu konuya nasıl daldım şimdi:) başka zamana bırakayım bari. Bu filme gidin hemde gönül rahatlığıyla:))
Telefon dolandırıcılığı
-
Bugün anksiyete yakınmalarıyla başvuran bir hanıma canını sıkan bir konu
olup olmadığını sordum.
"Evet var! Geçen gün işim başımdan aşkınken telefon...
Procsin Serumlarımı Bitirdim Sıra Yorumlarıma Geldi
-
Bir önceki Procsin alışverişimden bahsettiğim yazımdan sonra Şubat ayı
biliyorsunuz ki maalesef felaketler ile bizleri derinden üzünce bir süre
yazı yazmay...
ARABAYLA POLONYA
-
(Berlin'den Poznan'a)
Kasım 2019
*[image: IMG_20191031_150015]*
* Kardeşim Gökhan ile bundan 4 yıl önce yaptığımız Leipzig seyahatinden
dönüyorduk. *
*H...
GELİŞİNE
-
Takvimler ocak ayını gösterdiğinde benim için gezi planlamaları zamanı
gelmiş olurdu.Resmi tatil günlerine bakıp ardına takılabilecek izinlerle
küçük tat...
Evde Lahmacun İçi Nasıl Hazırlanır
-
Evde hazırlanan iç malzemesi ile kesinlikle daha temiz, bol ve ekonomik
lahmacun yiyebilirsiniz. Özellikle hafta sonu ailece evde miss gibi
kendinizin h...
AŞKIN DİKENLERİ KIÇIMIZA BATARKEN...
-
Çapkın! Türk erkeklerinin aldatma denemeleri neden hep hüsranla sonuçlanır
hiç düşündün mü sayın okuyan. Tabii ki cevval Türk kadınının zekası, ön
görü...
Bir şiir bir tutku
-
Umutsun benim hayatıma, sessizliğime çığlıksın
Mutluluğum, huzurum, uğurumsun
Açamadığım sevdam, en gizli sırrımsın
Yaradan’ın verdiği en güzel hediyemsin
B...
-
*CHOCNETTE GİFT*
*İlk kez gerçek çikolatayı siz değerli müşterilerimizle buluşturan
Chocnette markasının kurucularından yeni proje… Pastanecilerin, tek...
Köy Günlüğü Bölüm 2
-
Yazıları yazana dek bir yaz sezonu ve bizim yeniden köye gidiş zamanımız
yaklaştı bile. Düğün derneğin ardından, Pazartesi oldu mu günlerden, pazar
zamanı ...
MUSMUTLU YILLARRR
-
Yeni yıl bu kez sahiden yepyeni olsun. Bütün güzellikler abartılı olsun.
Büyük aşk, sahicisinden arkadaşlık, çok bi para, sağlık, mutluluk,huzur...
Hala ...
Simple Treasures
-
This little country house looks modest but is filled with understated
treasures.
Bu kır evi mütevazi görünse de aslında hazinelerle dolu.
The breakfas...
Islak Kek
-
Bu tarifi Kekevi´nden aldim simdiye kadar denedigim en lezzetli Islak Kek
di.Üstelik ertesi güne kalan dilimler lezzetini dahada artirmisti.Bol soslu
olusu...
buraya veda...
-
merhabalar
beni tanıyanlar iyi bilir
blog yolculugum once blogcu ardından blogger bır ara yasaklandıgı ıcın
anternatıflerı ve tekrar blogger olarak cok u...
ne çok şey
-
en son kurban bayramı tatilinde geldiğim evime döndüm yeniden. bahçemizde
kış manzaraları, bu ölmeye yüz tutmuş gül gibi. hava ılık, gündüz ısınma
ihtiyac...
Okugan: An Artist of the Floating World
-
Ukiyo-e: Boşlukları doldurmak Yazıda sözünü ettiğim propaganda amaçlı
ukiyo-e'lerden biri olduğunu tahmin ettiğim tek bir resim buldum, o da
Hiroşima'daki ...
Oyuncuymuş, Bana Ne?
-
Ne zaman tv açsam, abidik gıbidik programlardan birinde 'mutlaka' şöyle
tartışmalar oluyor;
1- Mankenden oyuncu olur mu olmaz mı?
2- Eğitim şart mı?
3- Dizi...
Hayat...
-
Eşimi özledim,
çünkü sabah 4 den beri ayrıyız
çünkü içime bir ölüm korkusu düştü
çünkü özledim işte...
Eşimin patronun babası evelki gün Edremitte balığa çık...
YANLIZ AMA GÜÇLÜ KADINLARIZ BİZ....
-
Akşam çökerken, karlı dagların arasından ilerleyen adam ıssız bir yamaca
dayanmış bir ev görür.......
Eve yaklaştığında kapı açılır ve elinde tüfeğiyle, düş...
Üretken ve çalışkan kızım
-
Bayram öncesi halı silmem bi işime yaradı. Çok üretken bir kızım olduğunu
bir kez daha hatırlamama sebep oldu.
Kızım bugün kendince barbi bebeklerini yıkama...
Günlük yaşantının bazen basit yaşam kesitlerini, kimi zaman zülfiyare dokunarak, kimi zamanda gülümsetmeye çalışarak paylaşımı hedefler. Bulunulan seyahatlerde kendi gözlüğümden görebildiklerimle anlatımım, yaşamış olduğum ve yaşadığım yerde gözüme takılanlar vede dostlarıma dair yaşanmışlıklara rastlanabilir. Blogun iskeletini ise agresif, insanımsı vede kaplanımsı kişilik kedim Tiger oluşturur.