Alışamamıştık zaten orasını kurcala burasını düzelt derken oturma iznimiz yeniden verilmiş. Kiracı olmak zor tabi, yatağını yorganını toplayıp taşınmakta öyle... Konu komşu dağıldı bir anda. Neyse geri döndük. Wordpress te bir nevi yedekleme oldu. En iyisi kendi evimizi alıp göçmek buralardan. İstediğimiz gibi dayayıp döşeyebiliriz o zaman. Çık git diyende olmaz kapılara kilit vuranda. Bu iyi bi deneyim oldu belkide birçoğumuzun kendi adresimizi almamıza vesile olacak. Boşuna denmemiş zahmette rahmet, rahmette zahmet vardır diye. Gidelim buralardan..
Şimdi bütün bloggerlar coşku içerisinde:)) Bi laf vardır Allah sevindireceği kulunun önce eşeğini kaybettirir sonra buldururmuş :) Bu coşku yaşanıyor şimdi:))
Göç etmeye mecbur kaldık. Seferberlik ilan edildi. Birçok blogger, wordpress diyarına taşınmış. Biz de şimdilik oradayız. Alışmaya çalışıyoruz. Gelirseniz bekleriz penceremiz açık:)
Tiger hn doğmadan önce kısa bir süre Ebru ile meşgul olmuştum lakin uzun soluklu olmamıştı. Ebru aşkım depreşince yeniden başlamaya karar verdim. İlk iş malzemeleri bir araya getirmek oldu. Gül dalı, at kılı, boyalar, kitre vs vs. Tiger ile bu işi yapmak hatta malzemeleri dahi muhafaza etmek kolay olmadı. Bi kere at kılını hiç mi hiç rahat bırakmadı. Gece uyanıp ondan at kılını kurtardığım anlar oldu. Neyse ki at kılı fırçaya dönüştü fakat tablo değişmedi. Ebru sanatı çok eskilere dayanan bir uğraşı olduğundan malzemeler doğal olarak kullanıldığında daha çok verim ve keyif alınıyor. Antep'te kök boya bulmak hatta öd temin etmek zor olacağından boyalar hazır kullanılıyor. Dolayısıyla boya ezmek keyfinden ve aşamalarından da mahrum kalınıyor. Gül dalı ve at kılı ile yaptığım ebru fırçasına ek olarak kullanılan yelpaze fırça.Kitre de hazır alınıyor bu bakımdan suyu hazırlamak hem daha kolay hemde riski daha az. Benim kitrem buna rağmen tutmadı ve boyada kırılmalar yaşadım. Suyu taramada ise tavuk şişlerden ve şırıngadan faydalanılıyor. Zira bız bulmayı bile denemek mantıksız. Buda ilk denemelerim. Kitrenin tutmaması çok az çalışma yapmama neden oldu. Bunlarda damlatma yöntemiyle yaptığım ısınma çalışmaları. Biliyorum bunlar bir facia ama benimle gurur duyacağınız günlerde gelecek :)))
Gaziantep'ten İzmir'e direkt giden tek firma Sun Expres olması hasebiyle biletimi günler öncesinden temin etmiştim. Uzun yıllar THY nin Lost uçağından hallice uçakları eski olmasına rağmen yinede güven verirdi bana her nedense. Sun Express ve bu tür firmalar, ucuz olduklarından mıdır nedir pek kurumsal olmadıkları imajı mevcuttur bende.
Bu defa elim mahkum İzmir'e aktarma yapmadan gitmenin yolu Sun Expresten geçti. Sabah uçağı için erkenden evden çıkacağımdan akşam servis güzergahını 444 lü numaradan öğrenmek istedim. İki yerden servis gececeğini ve ikisininde hareket saatinin 07 10 olduğunu öğrendim. Emin olup olmadıklarını sorduğumda burada böyle not edilmiş kesinlikle doğrudur cevabı alınca inanmak istedim. Bir problem olmaması için İstanbul'dan gelip güneydoğu gezisini tamamlayıp tatilimi birlikte geçireceğim arkadaşımla birlikte servisin kalkış yerini tespit etmek üzere yola çıktık. Verilen adres o kadar kısıtlı bilgiler içeriyordu ki Sun Expres bürosunun etrafını en az 7 kez tavaf ettikten sonra bulabildik.
Sabah için herşey tamamdı. Eşyalarımızla paşa paşa eve yakın olan noktada servis bekleyeceğimiz yere doğru ilerledik. Üstelik gidiş konusunu ilk defa ucuza getirerek hayatımda tarihi bir yolculuk yapmış olacaktım. Beklediğimiz noktada S.E bürosu henüz açılmamış etrafta yolcu modunda tek bir canlı bile yoktu bizden başka. Tam 7 de orada dimdik ayaktaydık. Hostes kılıklı iki insanın yaklaştığını görünce tamam işte boşuna endişe ettik diye teselli olduk. Neden sonra bir servis yaklaştı ve bu iki insanın ardından bizde hareketlendik. Servis biz yanına bile yaklaşamadan kapılarını kapatıp gittiğinde Sun Express in bana bilgi veren insanları hakkında içimden pek hoş şeyler geçirmedim. 444 lü numarayı arayıp oldukça sabahın köründe karga b. yemeden kalkan biz, zarif bir sesle adının Günay olduğunu söyleyen hanıma servisin bu noktadan şu saatte geçeceğinden eminmisiniz diye sordum. Kesinlikle efendim dedi. Bir kaç dakika sonra iyice işgillenip yeniden aradım. Günay hanıma bu konuyu teyid edip bana dönmelerini istedim zira havaalanı şehirden uzak bir noktadaydı ve hem taxi bulup hemde uçağa yetişmek için çok geç olabilirdi üstelik bir sonraki uçakta yer olmayacağı ve tatilin mahvına sebep olunacağı gibi hisler içimde belirmeye başladı. Şüphelerimi Günay hanımla paylaştım hemen bilgi edinip döneceğini söyledi.
Bu arada bir yandan havaalanındaki bürolarını bir yandan arıyordum telefon duvardı resmen çıt yok açan yok. Günay hn bana dönmüştü ama iyi haberlerle değil. Hemen bir taxiye binip gitmemizin hakkımızda hayırlı olacağını söylerken kulağımdan çıkan dumanlardan, ağzımdan çıkan alevlerden haberi yoktu.
Günay hanımın mahcubiyeti diz boyuydu lakin bu, bizim havaalanına uçak parası kadar ödeme yaparak gitmemize çözüm olamamıştı. Telefonu kapattıktan sonra olayın vehametini, bilgi eksikliğini, müşteri mağduriyetine yaklaşımlarını.......ve Sun Express'i düşündükçe çıkan tansiyonumu ve sinirimi yol boyu sık sık Günay hanımı arayıp fırçalayarak teskin etmeye çalıştım. O ise yazık sadece haklısınız efendim diyebiliyordu.
Havaalanına ulaştıktan sonra hışımla firmanın ofisine doğru hızla ilerledim ve olayı özetledim. Servis saatinin 07 10 değil 06 50 olduğunu söylediklerinde 444 lü numarayı arayıp çıkan ilk kişiye 07 10 ile 06 50 arasında kaç dakikalık fark olduğunu sordum bildiler:)) oraya hemen not etmelerini başka insanları da mağdur etmemeleri gerektiğini söyledim ve Günay hn mı telefona istedim. Bana Günay hn diye birisinin olmadığını söyledi telefondaki ses. Nasıl olur son 30 dakikadır canım sıkıldıkça Günay hanımı fırçalıyorum hemen telefona verin dediğimi hatırlıyorum gerisinde arkadaşımla birlikte check in sırasında koptuğumuzu ve herkesin bize baktığını hatırlıyorum.
Meğer Günay hanım değil Günay Bey miş. Bütün telefon trafiği süresinde hanım diye hitap ettiğim bey ağzını açıp ben hanım değilim dememiş belki de diyememiş. Bütün hanım hitaplarıma olumlu cevap vermesinin nedenini anlayamasam da meğer sesi birazcık ince olduğundan olayı akışına bırakmış. Günay bey den özür diliyor ve Sun Expres ile yolculuk yapma düşünceniz var ise yarı yolda kalabilme ihtimalinizin yüksek olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Tatil dönüşü sorumlu insan örneği göstererek Sun Express firmasına gerekli emailleri yazıp gönderdiğimde emailler geri döndü. Web sitesi bile kıytırıktanmış meğer. Bende burada yazmak istedim. Belki duyması gereken insanların kulağına gider ve benzer mağduriyetler yaşanmaz.
Tiger için kış erken geldi. Kışlıklarınının bir kısmını çıkardı bile. Gerçi daha ince tüyler dökülecek kalın tüyler yerine gelecek ama bu süreci şimdilik kaloriferler yanana kadar battaniyesiyle idare ederek geçirecek. Kış için kokulu kumlar alınacak, uyku yatağının yeri değişecek. Kısacası Tiger büyük ölçüde kışa hazır, ya siz..
Telefon dolandırıcılığı
-
Bugün anksiyete yakınmalarıyla başvuran bir hanıma canını sıkan bir konu
olup olmadığını sordum.
"Evet var! Geçen gün işim başımdan aşkınken telefon...
Procsin Serumlarımı Bitirdim Sıra Yorumlarıma Geldi
-
Bir önceki Procsin alışverişimden bahsettiğim yazımdan sonra Şubat ayı
biliyorsunuz ki maalesef felaketler ile bizleri derinden üzünce bir süre
yazı yazmay...
ARABAYLA POLONYA
-
(Berlin'den Poznan'a)
Kasım 2019
*[image: IMG_20191031_150015]*
* Kardeşim Gökhan ile bundan 4 yıl önce yaptığımız Leipzig seyahatinden
dönüyorduk. *
*H...
GELİŞİNE
-
Takvimler ocak ayını gösterdiğinde benim için gezi planlamaları zamanı
gelmiş olurdu.Resmi tatil günlerine bakıp ardına takılabilecek izinlerle
küçük tat...
Evde Lahmacun İçi Nasıl Hazırlanır
-
Evde hazırlanan iç malzemesi ile kesinlikle daha temiz, bol ve ekonomik
lahmacun yiyebilirsiniz. Özellikle hafta sonu ailece evde miss gibi
kendinizin h...
AŞKIN DİKENLERİ KIÇIMIZA BATARKEN...
-
Çapkın! Türk erkeklerinin aldatma denemeleri neden hep hüsranla sonuçlanır
hiç düşündün mü sayın okuyan. Tabii ki cevval Türk kadınının zekası, ön
görü...
Bir şiir bir tutku
-
Umutsun benim hayatıma, sessizliğime çığlıksın
Mutluluğum, huzurum, uğurumsun
Açamadığım sevdam, en gizli sırrımsın
Yaradan’ın verdiği en güzel hediyemsin
B...
-
*CHOCNETTE GİFT*
*İlk kez gerçek çikolatayı siz değerli müşterilerimizle buluşturan
Chocnette markasının kurucularından yeni proje… Pastanecilerin, tek...
Köy Günlüğü Bölüm 2
-
Yazıları yazana dek bir yaz sezonu ve bizim yeniden köye gidiş zamanımız
yaklaştı bile. Düğün derneğin ardından, Pazartesi oldu mu günlerden, pazar
zamanı ...
MUSMUTLU YILLARRR
-
Yeni yıl bu kez sahiden yepyeni olsun. Bütün güzellikler abartılı olsun.
Büyük aşk, sahicisinden arkadaşlık, çok bi para, sağlık, mutluluk,huzur...
Hala ...
Simple Treasures
-
This little country house looks modest but is filled with understated
treasures.
Bu kır evi mütevazi görünse de aslında hazinelerle dolu.
The breakfas...
Islak Kek
-
Bu tarifi Kekevi´nden aldim simdiye kadar denedigim en lezzetli Islak Kek
di.Üstelik ertesi güne kalan dilimler lezzetini dahada artirmisti.Bol soslu
olusu...
buraya veda...
-
merhabalar
beni tanıyanlar iyi bilir
blog yolculugum once blogcu ardından blogger bır ara yasaklandıgı ıcın
anternatıflerı ve tekrar blogger olarak cok u...
ne çok şey
-
en son kurban bayramı tatilinde geldiğim evime döndüm yeniden. bahçemizde
kış manzaraları, bu ölmeye yüz tutmuş gül gibi. hava ılık, gündüz ısınma
ihtiyac...
Okugan: An Artist of the Floating World
-
Ukiyo-e: Boşlukları doldurmak Yazıda sözünü ettiğim propaganda amaçlı
ukiyo-e'lerden biri olduğunu tahmin ettiğim tek bir resim buldum, o da
Hiroşima'daki ...
Oyuncuymuş, Bana Ne?
-
Ne zaman tv açsam, abidik gıbidik programlardan birinde 'mutlaka' şöyle
tartışmalar oluyor;
1- Mankenden oyuncu olur mu olmaz mı?
2- Eğitim şart mı?
3- Dizi...
Hayat...
-
Eşimi özledim,
çünkü sabah 4 den beri ayrıyız
çünkü içime bir ölüm korkusu düştü
çünkü özledim işte...
Eşimin patronun babası evelki gün Edremitte balığa çık...
YANLIZ AMA GÜÇLÜ KADINLARIZ BİZ....
-
Akşam çökerken, karlı dagların arasından ilerleyen adam ıssız bir yamaca
dayanmış bir ev görür.......
Eve yaklaştığında kapı açılır ve elinde tüfeğiyle, düş...
Üretken ve çalışkan kızım
-
Bayram öncesi halı silmem bi işime yaradı. Çok üretken bir kızım olduğunu
bir kez daha hatırlamama sebep oldu.
Kızım bugün kendince barbi bebeklerini yıkama...
Günlük yaşantının bazen basit yaşam kesitlerini, kimi zaman zülfiyare dokunarak, kimi zamanda gülümsetmeye çalışarak paylaşımı hedefler. Bulunulan seyahatlerde kendi gözlüğümden görebildiklerimle anlatımım, yaşamış olduğum ve yaşadığım yerde gözüme takılanlar vede dostlarıma dair yaşanmışlıklara rastlanabilir. Blogun iskeletini ise agresif, insanımsı vede kaplanımsı kişilik kedim Tiger oluşturur.